"Site şu an hala tasarım halinde aksaklıklar için kusura bakmayın."

Emekli Asteğmen Olcay Yeniden Aranızda

Kişisel 11 April 08

Arkadaşlar Herkese Merhaba,

Uzun süren bir sessizlikten sonra artık aktif blogculuk hayatıma kaldığım yerden devam etme faktinin geldiğini anladım. Aslında bu kadar uzun bir araya hiç de gerek yoktu ama insan bir şeye konsantre olunca ister istemez diğer uğraşları ikinci plana kayıyor. Benim için de iş arama ve askerlik stresi blogculuğun önüne geçti. Ama artık herşey yolunda.

Yazının başlığından da anlayacağınız gibi artık asker değilim. 31 Mart itibariyle askerliğimi resmi olarak bitirdim. Bitirir bitirmez de Bilkent Teknokentte adını burada vermek istemediğim bir elektronik firmasında yazılımcı olarak çalışmaya başladım.

Artık yazılarımla aranızda çok daha fazla olmaya çalışacağım.

Tüm Türk Blog Dünyasına Sevgiler&Saygılar.

Uzun Bir Aradan Sonra Tekrar Merhaba!

Kişisel 09 February 08

Merhaba Arkadaşlar tam iki aylık bir aradan sonra yeniden kaldığım yerden bloğumda yazılar yazmaya devam edeceğim.

Verdiğim bu uzun ara için takipçilerinden özür dilerim. Bu iki aylık zaman içinde

  • Bunu en iyi askerliğini yapanlar bilir bir adet Kuvvet Denetlemesi geçirdik.
  • Son bir ayda 9 tane istirahatli nöbet tuttum. Gece gündüz birbirine girdi.
  • Artık askerliğimin son aylarına girdiğimden blog dünyasından çok kariyer sitelerini takip eder oldum.
  • Uzun zamandır üyesi olduğum Çember.Net çok aktif bir kullanıcı oldum.
  • Bir haftalık başkent ziyaretinde bulundum.
  • Özel hayatımda da önemli gelişmeler oldu. Uzun zamandır birlikte olduğum kız arkadaşımı en sonunda babasından istedik.

Tüm bu nedenler beni bloğumdan iki ay uzak tuttu. Ama blog dünyasında yakaladığım hızlı ivmeyi iki aylık bir aradan sonra tekrar yakalamaya çalışacağım.

Örnek Bir İş İlanı (en azından benim için)

Kariyer, Kişisel 15 November 07

yazilim_muhendisi.bmpBloğumu takip edenler benim şu an asker olduğumu bilirler. Askerliğim bitmesine 3-4 ay gibi bir süre kaldı ve yavaş yavaş yeniden iş ilanlarını takip etmeye başladım. Benim gibi iş arayan yeni mezunların önünde iki tane büyük engel vardır. İlki askerlik ama ben 4 ay sonra bu engelden kurtulmuş olacağım. Diğer büyük engel ise ‘tecrübe’ . Özellikle bu tecrübe kısmı benim gibi yeni mezunların iş arama sürecindeki en büyük kabusudur.

Yazılım sektörü ile ilgili ilanların neredeyse %80’inde ‘.Net ile en az 2 yıl uygulama geliştirmiş’, ‘En az yıl kurumsal bir projede yer almış’, ’Uzman yazılım mühendisi’, ’Senior Web Developer gibi ifadeler yer alır. Ama sonuçta hiçbir kimse okuldan bir ‘Uzman yazılım mühendisi’ olarak mezun olmuyor. Herkes bulunduğu yere ya kendisine tanınan şansları değerlendirerek ya da kendine şans yaratarak geliyor. Ben okuldan mezun olur olmaz ‘kendine şans yaratma’ şıkkını seçerek kendi başına bir şeyler yapmaya çalışıp başarısız olanlardanım. Fakat bu başarısızlık bana çok önemli bir şeyin değerini gösterdi ‘tecrübe’. Bu tecrübe de ancak bir kurumda çalışarak elde edinilebiliyor Ancak tecrübe edinmek için çalışmak istediğiniz şirket de sizden tecrübe isteyince bir kör düğüm çıkıyor ki ortaya çözebilene aşk olsun.

Ancak Kariyer.Net’de gezinirken bir internet tabanlı projeler geliştiren şirketin iş ilanını gördüm ve şu an askerde olduğuma gerçekten çok üzüldüm. İşte size bahsi geçen iş ilanı

Siz

  • Yazılım mühendisliği ve ötesinde bilgi mühendisliği alanında bir kariyerde ilerlemek istiyorsunuz
  • Verilere dışardan bakmak yerine doğrudan veri yığınlarının içinde bulunmak, hazır üst düzey programlama araçlarından çok algoritma düzeyinde çalışmak ilginizi çekiyor
  • Interneti hem büyük resim olarak görebilmek hem de arka planda ve detaylarda neler olup bittiğine hakim olmak sizi heyecanlandırıyor
  • Bu satırları dikkatle okuduğunuzdan eminsiniz ve burada bahsedilen nitelikler üzerinde duran bir iş görüşmesine kendinizi hazır hissediyorsunuz
  • Askerliğinizi tamamladınız ya da en az 2 yıl tecilli durumdasınız

Biz

  • Uçsuz bucaksız internet verisinin her kesim için anlamlı bilgiye dönüştürülmesi ve doğrudan günlük hayatı kolaylaştıracak şekilde kullanılması alanında faaliyet gösteriyoruz
  • Hangi programlama dilini, veritabanı aracını, vb. bildiğinizden çok öğrenme isteğinizle ilgileniyoruz
  • Hangi okulu bitirdiğinizden çok nasıl bitirdiğinizi, kaç yıl tecrübeli olduğunuzdan çok o yılları nasıl değerlendirdiğinizi önemsiyoruz

Özellikle son iki madde beni çok sevindirdi. Yeni mezun ve yazılım alanında iş arayan birisi olarak kendilerine katılmamak elde değil. Ben her ne kadar bir elektronik mühendisi olsam da çalışmak için yazılımın çok daha cazip olduğunu düşünüyorum. Belki bilgisayar mühendisi olmayabilirim. Ancak üniversite hayatım boyunca aldığım ağır mühendislik eğitimi bana elektronik mühendisliği kadar öğrenmeyi de öğretti. Bu nedenle severek, isteyerek ve de en önemlisi ‘önümü görerek’ kendimi geliştirmek istediğim yazılım alanında çok fazla zorluk çekmeyeceğimi düşünüyorum. Çünkü dediğim gibi ‘neyi ne için’ öğrendiğimin ve bu öğrendiklerimin ileride bana kazandıracağının bilincindeyim.

Alaska’da Balık Fabrikasında Bir Türk

Kişisel 15 November 07

alaska-1.JPG

Alaska, Kuzey Amerika’da Kanada’nın da üstünde ancak Amerika’ya bağlı bir eyalet. Sanırım yüz ölçümü olarak da Amerika’nın ne büyük eyaletlerinden birisi. Alaska deyince hepimizin gözünün önüne uçsuz bucaksız buzullar, buzdan yapılmış evlerde kalan kürklere bürünmüş Eskimolar ve kutup ayları gelir. Aslında hiç de öyle değil.

Ben Alaska’ya gidip balık fabrikalarında çalışan bir grup çılgın Türk’den birisiyim. Neden Alaska diye sorarsanız sebebi tamamen duygusal. Bir önceki sene Ameriya’ya gitmekteki amacım gezmek, görmek, eğlenmek, İngilizce mi geliştirmekken bir sonraki sene Alaska’ya gidip para kazanmak istedim.

Alaska tam bir kumardır. Gözünüzü karartırsınız, bir yazı hiç yaşanmamış sayarsınız, tek amacınız para kazanmaktır. Ama tüm yazınızı zehir edip harcadığınız parayı ancak kazanma durumunuz da var, cebiniz de 10.000 dolar ile Türkiye’ye dönme ihtimaliniz de var. Bu da tamamen balık sezonunun nasıl geçeceğine ve çalıştığınız fabrikanın balık gemileri ile yaptığı anlaşmalara bağlı. Siz bir sezonda 5bin dolar ancak kazanırken yan fabrikada çalışan birisi 10bin dolar ile sezonu kapatabilir.

Ben çok kötü başlayan bir sezona rağmen 8bin dolar civarında bir para kazandım. Ayda 350-400 YTL’ye geçinmeye çalışan bir üniversite öğrencisi için çok büyük bir miktar bu. Benim de Alaska’ya gitmekteki amacım aileme yük olmadan kendi ayaklarımın üstünde durabilmek ve okul bittiğinde ailemin karşısına ‘Anne, baba ben bunları bunları yapmak istiyorum ’ diye çıktığımda bir dayanağımın olmasını istememdi. Okul bitince kafamda birçok fikir vardı. İngiltere’ye gidip çalışacaktım ama öyle direk uçağa atlayıp değil tüm Avrupa’yı uçtan uca geçerek. Ama sonra kariyer ve özel hayatım daha öne çıktı ve internet tabanlı bir iş fikrimi gerçekleştirmek için okul biter bitmez hazırlıklara başladım.

Devamını Oku »

Work and Travel (WAT - Çalışşşşşşşşşş ve Gez) Nedir

Kişisel 05 November 07

workandtravel1.JPGWork and Travel üniversite öğrencilerin yaz tatili boyunca Amerika’da çalışmasına olanak sağlayan bir programdır. Türkçeye ‘Çalış ve Gez’ şeklinde çevirmek mümkündür. Ayrıca WAT diye kısaltılır.

WAT için en önemli koşul üniversite öğrencisi olmaktır. Ayrıca yüksek lisans yapanlar ilk senenin yazında da WAT’a başvurabiliyorlar. Yaş alt koşulu ise 25. Sizi Amerika’da idare ettirecek kadar da İngilizce’nizin olması gerekiyor. Tabi en son ve en önemli olarak 2.000-2.500 Dolar civarında bir para. Bunlar sadece görünen koşullar bunun dışında sizin vize almanızı etkileyen birçok faktör var. Ailenizin maddi durumu, okuduğunuz üniversite ve bölüm, not ortalamanız, referanslarınız, İngilizce seviyeniz, kendinizi ifade ediş şekliniz tüm bunlar sizin vize alıp alamayacağınızı belirleyen faktörler.

Çok fazla iş seçeneği var. Ama çoğu zaman bu iş seçeneklerinden birisini seçmek size kalmıyor. Ne çıkarsa bahtınıza artık. Restoranlar, eğlence parkları, kafeler, alışveriş merkezleri, hediyelik eşya dükkanları, bisiklet taksi, balık fabrikaları başlıca çalışma mekanları. Ben iki sene WAT ile Amerika’ya gittim. Restoranda garsonluk da yaptım, eğlence parkında da çalıştım, Alaska’da balık fabrikasında işci olarak da çalıştım. Ama tabi Alaska bambaşka bir olay. Onu diğerleri ile aynı kategoriye sokmamak lazım.

Devamını Oku »

İtiraf Ediyorum – Oyyla ve Tusul’da Hile Yaptım

Kişisel 11 October 07

mahcup_genc.jpgHenüz blog dünyasında yeniyim. Aslında daha önceden birkaç defa Blogcu ve Blogspot üzerinden blog denemelerim oldu ama ben kendimi sadece bir buçuk aydır gerçek bir blogcu olarak görüyorum.

Bloğuma yazı yazarken birkaçı hariç hiç birini ziyaretçi kaygısıyla yazmadım. Bloğumda WordPress altyapısını kullandığın wordpress ile ilgili; bilgisayarımdan firefox kullandığım için firefox ile ilgili; öğrencilik hayatım boyunca 5 sene yurtta kaldığım ve burslarla geçindiğim için burs ve yurt bulma ile ilgili; Mambo, Drupal, Joomla gibi cmsler ile ilgilendiğim için cms konulu; herkes gibi Google kullanıcısı olduğum için, Youtube’da video seyrettiğim için Google ve Youtube ile ilgili; askerlik sonrasında iş arama derdine düşeceğim için internetten iş arama ile ilgili ve e-ticaretle yakından ilgili olduğum için e-ticaretle ilgili yazılar yazdım. Yani ben neysem neler ile uğraşıyorsam onlarla ilgili yazılar yazdım.

Ama her ne kadar sadece kendim için yazsam da insan yazdığı şeyleri ne kadar çok kişi okursa o kadar çok mutlu oluyor. Bu nedenle siteye daha fazla ziyaretçi çekmek için siteye bir takım seo uygulamaları ekledim ve siteme eklediğim her yazının linklerini Oyyla, Tusul gibi Türk link paylaşımı sitelerine ekledim. Biraz yeni olmanın verdiği heyecan ile günde bazen belki beş defa google analistics ile siteye kaç kişi girmiş, nerelerden gelmişler, hangi sayfaları ziyaret etmişler gibi bilgileri sürekli kontrol ediyorum. Ayrıca Blograzzi puanım kaç olmuş bugün kaçıncı sıradayım diye her gün kontrol ediyorum. Google Webmaster Tools ile Google sitemi en son ne zaman ziyaret etmiş hangi sayfaları indekslemiş bunları da düzenli olarak takip ediyorum.

‘Eeee hadi çıkar ağzındaki baklayı’ dediğinizi duyar gibiyim.

Devamını Oku »

İlk Mimim - İşte Bu da Benim Masaüstüm

Kişisel 09 October 07

TeknoDergi yazarlarından Fatih Günaydın’dan bana bir mim geldi. Şimdi burada mim nedir uzun uzun anlatmak isterdim ama buna gerçekten zamanım yok. Mimin konusu bilgisayarımızın masaüstü. Fatih kendi masaüstünün görüntüsünü sitesine koyup mimi bana paslamış.

İşte bu da benim masaüstüm.

Şimdi böyle derli toplu olduğuna bakmayın. İnsan aynı zamanda php, mysql, html, css, joomla, mambo ve drupal öğrenmeye kalkınca, bir de buna wordpress temaları, eklentileri eklenince ve o kişi de benim gibi ‘ne gerek var ya sabah yatağı toplamaya gece gene bozulacak nasıl olsa’ kafasında ise masaüstünü tahmin edersiniz artık. Ama geçen gün içime doğmuş demek ki her konu için ayrı ayrı klasörler oluşturup masaüstünü derleyip toparladım. Bir nevi bayram temizliği yani ve yukarıdaki gibi bir masaüstüm oldu. Tabi sadece birkaç günlüğüne belki bayramı bile göremez.

Blog dünyasında henüz yeniyim tanıdıklarımım sayısı belki bir elin parmaklarını ancak geçer. Ama her geçen hafta (her geçen gün demek isterdim ama henüz değil ) yeni birileri ile tanışıyorum. Blograzzi, Technorati, Cember.Net derken kendime çekirdek bir blogcu arkadaş grubu oluşturmaya çalışıyorum. Şimdi bunların arasına Fatih Günaydın da eklendi. Tanıştığıma memnun oldum Fatih.

Şimdi ben de pası Blograzzi ve Technorati’den aşina olduğum blogculardan birisi olan meslektaşım Başak’a gönderiyorum.

Sizce Benden Web Programcısı Olur Mu?

Kariyer, Kişisel 04 October 07

web_programcisi.gifİnternet teknolojileri o kadar hızlı gelişiyor ki her gün yeni yeni trendler ortaya çıkıyor. Özellikle bir Web2.0 fırtınasıdır esip gidiyor. Ben de uzun zaman boyunca bu gelişimleri sadece kale arkasından bir izleyici olarak takip ettim. Ama artık sadece bir seyirci olmayıp sahaya çıkmaya karar verdim.

Aslında bu kararım daha yeni verilmiş bir karar değil. Yaklaşık bir buçuk sene önce web programlama alanında gerçekten iyi bir arkadaşla ürün arama ve fiyat karşılaştırma motoru yapmaya çalıştık. Arkadaşın engin tecrübelerine güvenerek girişmiştik bu işe. Ben işin planlama kısmını yapıyordum o ise yazılım kısmını. Gel zaman git zaman bizim bir ay süre biçtiğimiz proje üç ayda hala sonuçlanmadı. Sonrasında benim gerçekten inandığım bu projeye beraber yola çıktığım arkadaşımın projeye benim yarım kadar bile inanmadığını anladım ve projeyi bir daha açmamak üzere rafa kaldırdık. Evet mezuniyet sonrasında üç ayım gitmişti bu uğurda ama bana çok şey öğretmişti en önemlisi de yola çıktığım insanı çok iyi seçmeyi.

Çevremde o kadar çok yazılımcı var ki ama her biri nedendir bilmem web işine soğuk bakıyor. En yakın 10 arkadaşımı sıralasam listede en az 3-4 tane bilgisayar mühendisi çıkar ama hiç birini web alanında bir şeyler yapmaya ikna edemedim. Ben de baktım bu iş böyle olmayacak kolları sıvayıp ve işin mutfağına girmeye karar verdim. Zaten aldığım Elektrik-Elektronik mühendisliği eğitimi nedeniyle temelim yeterince sağlam. Öğrencilik boyunca Pascal, C, Matlab ile bilgisayarda veya mikroçipler üzerinde çeşitli uygulamalar geliştirdim. Yani yazılım tamamen yabancı olmadığım bir alan değil. Ancak nesne tabanlı uygulamalar ve web programlama konusuna çok yabancıydım ve kendimi bu konuda geliştirmem gerekiyordu.

Başlangıç olarak Microsoft’un .Net’ini seçtim. C#, ADO.Net, ASP.Net, XML,SQL, HTML, CSS derken orta seviyeli bir portalı tek başıma yapabilecek hale geldim ama kafamdaki projeleri gerçekleştirmek için hala çok yol kat etmem gerekiyor. Kendimi geliştirmek istediğim diğer konular ise kendi başıma orta seviyeli görsel tasarımlar yapabilmek için Photoshop, açık kaynak furyasından yararlanabilmek için PHP ve MYSQL, ayrıca hızlı portal uygulamaları gerçekleştirebilmek Joomla, Mambo, Drupal gibi popüler içerik yönetim sistemleri.

Tüm bunları bir tabloya dökersek durum böyle
C#, ADO.Net, ASP.Net, XML,SQL, HTML, CSS —-> Orta
PHP, MYSQL, Javascript, PhotoShop, Joomla, Mambo, Drupal —-> Başlangıç

Amacım ilk başta başlangıç aşamasında olduğum PHP, MYSQL, PhotoShop, Joomla, Mambo, Drupal’ı orta seviyeye taşımak. Joomla, Mambo, Drupal gibi içeik yönetim sistemlerinde çok fazla zorluk çekeceğimi düşünmüyorum. Yerel Server üzerinde kendimi geliştirmem mümkün zaten Cms’lerle ilgili özellikle bu üçü hakkında internette fazlasıyla kaynak, tema ve eklenti mevcut. PhotoShop konusunda zaten çok fazla bir beklentim yok kendi çapımda ufak tefek tasarımlar yapabiliyim yeter. PHP ve Mysql konusunda henüz sadece birkaç başlangıç seviyesinde kitap okumaktan başka hiç bir girişimim olmadı ama onların da başlangıç aşamasında ve orta aşamada bana çok fazla zorluk çıkaracağını sanmıyorum.

İşte durum böyle ne dersiniz sizce benden web programcısı olur mu?